25 04 2011

boğazlar sorunu

    BOĞAZLAR SORUNU   Mısır sorunu sırasında,Osmanlı Devleti'nin Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması'nı imzalaması,ortaya Boğazlar Sorununu çıkardı.Londra Konferansı'ndan bir yıl sonra,Rusya ile yapılan Hünkar İskelesi Antlaşması'nın süresi dolmak üzereyken Fransa'nın önerisiyle Avrupa devletleri Londra'da yeniden toplandılar.Bu toplantıya İngiltere,Fransa,Rusya,Avusturya,Prusya ve Osmanlı Devleti katıldı.Avrupalı devletlerin bu konudaki en büyük endişeleri,Boğazların Rusya'nın kontrolü altına girmesi ile Rus donanmasının Ege ve Akdeniz'e inmesiydi.Yapılan görüşmeler sonunda Boğazlar Sözleşmesi'ne göre(1841);Boğzlar,Osmanlı Devleti'nin egemenliği altında kalacak ,Osmanlı Devleti barış halindeyken Boğazlardan hiçbir savaş gemisi geçmeyecekti.Bu sözleşme ile Boğazlar,devletler arası bir statü kazandı.Böylece,Rusların Akdeniz'e inmeleri engellenmiş oldu.Bu devletler arası antlaşmalar sonucu Mehmet Ali Paşa,Suriye ve Adana'yı kaybetti.Buna karşılık Mısır'ın yönetimini,çocuklarına ve torunlarına kazandırdı.Osmanlı Devleti'nin , bir valisinin ayaklanmasını bastıramayacak kadar güçsüz olduğu anlaşıldı.Rusya,Osmanlı Devleti üzerindeki himaye hakkını kaybetmekle beraber,Karadenizde güvenliğini sağladı.İngiltere,Mehmet Ali Paşa'nın Mısır'da güçlü bir devlet kurmasını engelleyerek sömürgeleriyle bağlantısını sağlayan,Hint Deniz yolunu güvence altına almış oldu.Fransa,kendi çıkarlarına uygun bir sonuç elde edemedi. ... Devamı

24 04 2011

Osmanlı Ulaşım ve Haberleşme

    Osmanlı Ulaşım ve Haberleşme 19. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nde ulaşım alanında büyük gelişmeler yaşandı. Bir taraftan Avrupa devletlerinin yatırımları sonucu demir yolu oluşturulurken diğer taraftan da Osmanlı Devleti merkezi otoriteyi etkin hale getirme, daha kolay haberleşme, ticaret yapma ve vergi toplama amacı ile kara yolu ağı kuruyordu. 1881-1897 yılları arasında 823 km yeni yol yapılmış, birçok yol da onarılmıştı. Kırım Savaşı yıllarında ilk demiryolu ağı Batı Anadolu'da kurulmaya başlanmış ve hızla bu ağ geliştirilmişti. Yine 1871'de Osmanlı Devleti kendi imkanları ile Bursa-Mudanya ve Haydarpaşa-İzmit hatlarını yaptırdı. Sultan II. Abdülhamid zamanında bu konuda önemli gelişmeler oldu. İzmir-Aydın yolu, Uşak ve Afyon'a kadar uzatıldı. Mersin-Adana demir yolu 1886'da yapıldı. 1892'de İzmit-Ankara yolu 1896'da Konya-Eskişehir yolu yapıldı. 1906 da ise Suriye ve Arabistan demir yolları Menine'ye kadar ulaştırıldı Rumeli'de ise İstanbul-Viyana hattı kuruldu. Kara ve demir yollarındaki yollarındaki gelişmeler deniz yollarında da yaşandı. II. Mahmut döneminde buharlı gemiler kullanlımaya başlandı.1844'ten sonra bu gemiler şirketleştirildi. İstanbul, Karadeniz, Ege ve Marmara limanları arasında seferler yapılmaya başlandı. Haberleşme alanında ilk olarak İstanbul ve İzmir arasında posta hizmeti başlatılmıştı. 1841 yılında Posta Teşkilatı'nın kurulması ile yenilikler yapılmaya çalışıldı. Ancak bu teşkilat yabancı posta şirketleri ile rekabet edemedi ve kapandı. Daha sonra 1873'de yeniden Osmanlı Posta İdaresi kuruldu. II. Abdülhamid ülke içindeki posta hizmetlerini bu kuruma verdi. 1881'de Balkanlar ve Mısır'daki yabancı postaneler kapatıldı. Osmanlı Devleti'nde ilk telefon hattı yine 1881'de Galata ve Eminönü arasında kuruldu. Morse (Mors)'nin icat ettiği telgraf ise ilk defa 1854'd... Devamı

24 04 2011

Osmanlı Duraklama ve Gerileme Devri

    Osmanlı Duraklama ve Gerileme Devri Osmanlı İmparatorluğu en kudretli çağına yükseldikten sonra daha yüzyıla yakın bir süre içinde bu haşmetli devrine devam ettirdi. Bu devir 1683 yılına kadar sürdü. Ondan sonra artık imparatorluğun duraklama devri başladı. ilk sıralarda imparatorluğun dış görünüşünde bir bozulma göze çarpmıyor, ancak devletin iç bünyesi krizler geçiriyordu. II. Viyana kuşatmasından sonra artık Osmanlı İmparatorluğu " Yenilmez" vasfını kaybetmişti. 1699'daki Karlofça antlaşmasıyla Macaristan ve Transilvanya'yı elden çıkarmış oluyordu. Bunlara rağmen imparatorluk büyüklüğünden yine de önemli bir şey kaybetmiş değildi, dünyanın en kudretli devletiydi. Bu durum 1768'deki Türk ve Rus savaşına kadar devam etti. Osmanlı imparatorluğu daha önce Rusya ile yaptığı 4 büyük savaşı kesin şekilde kazanmıştı. Bu savaşta ilk defa Rusya'ya yenildi. Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Kırım bağımsızlığını kazandı. Bu arada devlet idaresinde yenilik hareketleri de düşünülmeye başlanıyordu. I. Abdülhamit, III. Selim ve II. Mahmut zamanında önemli yenilik hareketlerine girişildi. Ancak I. Abdülhamit'in padişahlığı devamlı savaşlarla geçtiğinden göze çarpan bir gelişme olmadı. III. Selim ileriyi gören yenilik taraftarı bir Osmanlı padişahıydı. Devam eden savaşların bitmesinden sonra genç padişah yenilik hareketlerini ele aldı. Orduda başarısızlığın başlıca sebebinin Yeniçeri Ocağı olduğunu anlamıştı. yenilik hareketlerine girişti. Nizam-ı Cedit'in getirtiği asıl yenilik ordudaydı. III. Selim geliştirdiği yenilik hareketlerine uygun olarak orduda Nizam-ı Cedit teşkilatını kurmuştu. Yeniçeriler Nizam-ı Cedit'i kendileri için büyük bir tehlike olarak ... Devamı

24 04 2011

İlk Osmanlı Akçesi

    İlk Osmanlı Akçesi Bursa ve İznik'in fethi Osmanlı Beyliğinin ilk ve önemli başarılarından olup,beyliğin tarihindedikkate şayan bir dönüm noktası oluşturur.Gittikçe büyümekte olan bu küçük beylikte,esaslı bir yönetim düzeni kurmak gerekiyordu.Böylece beylik yöneticileri,yavaş yavaş , oymak yöntem ve kurallarından ayrılarak bir devlet niteliği taşıma yolunu tutmuş bünyesine göre yönetim,bir adli ve askeri teşkilat kurma zorunluluğunu duymuştu.Bu amaçla vezir Aleaddin Paşa ile Bursa kadısı Candereli (Çandarlı)Kara Halil Efendi çalışmalara giriştiler.Orhan Bey'in tahta çıkışının üçünçü yılı olan 1327'de hükümdarlık alametinden olarak Bursa'da ilk kez akçe (gümüş sikke)bastırıldı.Bu paranın bir yüzünde kelime-i şahadet ile Ebu Bekir,Ömer,Osman ve Ali'nin adları,öteki yüzün de Orhan Bin Osman ve basıldığı yeri gösteren Bursa adı ,daha altında da üç rakam ve kenarlarında da paranın basılmış olduğu 1327 yılı ile Osmanlıların mensup oldukları kayı boyunun damgası yer almıştır.   Devamı

24 04 2011

Varna Zaferi

    Varna Zaferi Segedin sulh antlaşması mızrağa takılıp, taarruza geçilince, Osmanlı tarihinin en muhteşem zaferlerinden biri daha kazanldı: Varna Zaferi! İkinci Murtad Han Balkankar'da vaziyetin Osmanlılar lehine iyice kuvvetlendirilmesi için ikinci defa Edirne'de Osmanlı sultanı oldu. İkinci Murad Han, ikinci hükümdarlığında ilk seferini, Mora despotu bulunan Bizans Kayseri'nin kardeşi Kostantin'in, tecavüzkarane faaliyeti üzerine tertip etti. Despot Kostantin'den, Mora'da tecavüzleri durdurması ve işgal ettiği araziden çekilmesi istendiyse de, kabul edilmedi. Lüzumlu bilgiler toplanıp gelince, Turhan Bey kumandasında Akıncı kuvvetler öncü gönderildi. Sultan II. Murad kumandasındaki asıl Osmanlı ordusu 1446'da Korent, Balyabadra'yı zaptetti. 1447'de Arnavutluk isyanı bastırıldı. Macarların milli kahramanı Hünyadi Yanuş, Varna Muharebesi mağlubiyetinin lekesini silmek için Macarlar'dan başka Eflak, Polonya, Erdel ve Almanya'dan kuvvet toplamıştı. Asi Arnavutluk beyi dönme İskender ile de ittifak kuran Hunyadi Yanuş, kendisiyle beraber olmayan Sırbistan'ı işgal edip, Tuna'yı geçti. Osmanlı Sultanı Murad Han, Haçlı ittifakına karşı lüzumlu hazırlıkları tamamlayıp, Anadolu beyliklerinden deyardımcı kuvvetler aldı. Kosava'da düşmana karşı cephe alan Sultan II. Murad Han, Türk-İslam ananesince muharebeden önce antlaşma teklif ettiyse de Haçlılar kabul etmedi. 17 Ekim 1448'de başlayan meydan muharebesi üç gün devam etti. Sultan I. Murad-ı Hüdavendigar gibi Kosova'da namaz kıldı, secdeye kapandı ve: Ya Rabbi! Benim adım da Murad, ben de o Murad'ın torunuyum! Bana da zafer nasib et Allahım diye düa etti. Savaş başladı ve Sultan II. Murad Han'a meydan okuyan kahraman (!) Hünyadi Yanuş canını kurtarmak için kosova... Devamı

24 04 2011

Sokullu Mehmet Paşanın Ölümü

    Sokullu Mehmet Paşanın Ölümü (1579) Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa III. Murat döneminde eski gücünü kaybetti. Kendisini çekemeyenler III. Murat'ı Sokullu aleyhine çevirdiler. Sokullu Mehmet Paşanın akraba ve yakınları bulunduklaıı görevlerden alındılar. Buna rağmen Sokullu Mekmet Paşa görevine devam etti. Sokullu Mehmet Paşa bir gün ikindi divanında çıkış sırasında derviş kıyafetine girmiş birinin saldırısına uğradı. ve öldürüldü (1579) Sokullu Mehmet Paşanın ölümü Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Aynı zamanda bu olay Osmanlı Devleti'nin "Duraklama Devri"nin başlangıcı olarak kabul edilir. Devamı

24 04 2011

Osmanlı Yunan Savaşı

    Osmanlı-Yunan Savaşı 1896-1897 Yunanistan, Edirne Atlaşması (1829) ile bağımsızlığını elde etmişti. Yunanistan, Rumların yaşadığı yerlerin tümüyle kendisine katılması ideali ile hareket ederek, eski Bizans İmparatorluğu'nun topraklarına sahip olmak istiyordu (Megali İdea). Yunanistan, bu amaca ulaşmak için Etniki Eterya cemiyetini kurdu. Bu cemiyetin çalışmalarıyla 1829 yılında Girit'e asker çıkardı. Bu gelişmeler Osmanlı-Yunan savaşının çıkmasına neden oldu. Osmanlı Devleti, Girit'i kaybetmemek için harekete geçerek, Dömeke Meydan Savaşı'nda Yunanlıları yenilgiye uğrattı (1897). Türk kuvvetlerine Atina yolu açıldı. Ancak Rusya ve Avrupa devletleri Osmanlı Devleti'ne müdahale ederek savaşı durdurdular. İstanbul'da bir konferans düzenlendi. Antlaşmaya göre taraflar, savaştan önceki sınırlarına çekildi. Girit, Avrupa ve Rusya'nın baskısı ile özerk hale getirildi. Başına da Yunanlı bir vali atandı. Böylece Girit'in yönetiminde söz sahipi olan Yunanistan 1908'de Osmanlı Devleti'nin karışık durumundan yararlanıp, Girit'i işgal etti. Osmanlı Devleti Balkan Savaşları sonunda imzalanan Atina antlaşması ile Girit'in Yunanistan'a bağlandığını kabul etti.   Devamı

24 04 2011

Osmanlı Eğitim ve Bilim

    Osmanlı Eğitim  ve Bilim Osmanlılarda öğretim medreselerde ve bir saray okulu olan Enderun'da yapılırdı. Devlet yönetiminde İslam hukuku(şeriat)temel alındığı için,öğretimde de ağırlık dinsel öğretim doğrultusunda yürütülürdü.Medreselerde tüm çğretim aşamaları vardı.Selçuklulardan Osmanlılara geçen medrese,daha da geliştirerek,Cumhuriyet dönemine kadar varlığını sürdürdü.Medreselerde din bilimlerinin yanında fen bilimleri,özellikle yükselme döneminde okutuldu.Medreselerin gerçek işlevini yitirmesinin Osmanlı imparatorluğu'nun çöküşünde etkisi olmuştur.Islahat,Tanzimat ve Meşrutiyet dönemlerinde medreselerde köklü değişikler yapılmayarak çağdaş yeni öğretim kurumları oluşturuldu.Avrupa tipinde kurulan bu okullara karşı medreselerdsn tepki geldi.Tanzimat'tan sonra Avrupa'ya öğrenci gönderildi.Osmanlılarda bilimsel çalışmalar da dinsel nitelikteydi.Fatih'le birlikte deneysel bilimlere önem verildi.İstanbul'da Fatih'in kurduğu Medaris-i Sahn-ı Süleymaniye,çağın üniversiteleri olarak hem öğretim hem de bilimsel çalışmaların sürdürüldüğü ,padişahların himayeleriyle korunan kültür kurumlarıydı.Medreselerle birlikte,Enderun da eğitim ve kültür hizmetlerine katkı sağlıyor,aynı zamanda yüksek düzeyde yönetici yetiştiriyordu.Devlet,İstanbul dışındaki büyük kentlerde de medreseler açmıştı.Enderun'da ve medreselerde müderris adı verilen öğretim üyeleri ders verirdi.Her dönemde Osmanlı padişahları,bilim adamlarını sürekli korumuşlardır.Birçok padişah da tarih ve edebiyat bilimleriyle uğraşmıştır.Osmanlılar başta İstanbul olmak üzere imparatorluğun her yerinde cami ve medreseleri... Devamı

24 04 2011

Panslavizm Hareketİ

    Panslavizim Hareketleri 1875 yılında gelindiğinde, Osmanlı Devleti büyük bir bunalım içine girmiş bulunuyordu. Bu tarikte Hersek'te başlayan isyan, kısa zamanda gelişerek diğer Balkan topluluklarına da sıçramış, büyük bir sorun doğurmuştur. Büyük Avrupa devletleri: bu durum üzerine, Balkanlarla ilgileri ve Avrupa güçler dengesi çerçevesinde, soruna karışmaya başlamışlardır. Bu da sorunun devletler arası bir nitelik almasının ve bir sonra da Osmanlı-Rus Savaşı'nın çıkmasının önemli nedenlerinden biri olmuştur. Bu sorunun meydana çıkmasında önemli bir neden de panslavizm hareketiydi. Bütün Slav topluluklarını bir siyasi birlik altında toplamak amacını taşıyan Panslavizm, düşünce olarak 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Fransız İhtilali'nin getirmiş olduğu milliyetçilik akımı, Slavlar üzerinede de büyük etkiler yapmıştı. Bu akım, önceleri felsefi ve edebi bir yapıda iken, sonradan siyasi durumuna geldi. Panslavizm hareketi bu şekilde başladıktan sonra, Ruslar bu akımı bilim ve edebiyat alanlarından çıkarak siyasi bir akım durumuna getirdiler. Rusya'nın amacı, Balkanlarda çıkan isyanların arkasında Rusya'nın egemenliği altında bütün Slavları bir araya getiren devlet kurulmalıydı. Prusya-Fransa Savaşı'nda Fransa'nın yenilmesi, Avruba'nın Karedeniz'e ilişkin şartlarını tanımadığını ilan edrken: Panslavizm hareketlerini de hızlandırdı. Kurulan gizli cemiyetler, Panslavizm (Slav Birliği) düşüncelerini Balkan ulusları arasında yaymaya başladılar. Bu propagandaların sonucui ilk isyan, köylülerin vergi vermek istememeleri yüzünden Hersek'te çıktı. Bunu, Sırbistan ve Bulgaristan isyanları izledi. İsyanların giderek yayılması üzerine Avrupalı devletler, İtalya, Fransa işe karışa... Devamı

24 04 2011

Osmanlı Askeri Düzen

    Osmanlı Askeri Düzen İlk fetih hareketleri yapan göçler,atlı oymak kuvvetleri idi.Bu kuvvetler,uzun zaman kuşatma şavaşlarıında kalamadıkları için kalelerin fethi uzun sürüyordu.Her zaman vaktinde savaşa katılmayan bu kuvvetlerin yerine Türk gençlerinden devamlı olarak yaya ve atlı kuvvetler oluşturuldu ve derhal faaliyete geçildi.Atsız askere yaya ve atlı kuvvetler oluşturuldu ve derhal faaliyete geçildi.Atsız askere yaya,atlı olanlara da müsellem adı verildi.Bu fikri ilk olarak ortaya atan ve uygulamasıyla da görevlendirilen Bursa kadısı Çandarlı Kara Halil idi.Düzenlenen bu program gereğince,ilk kez savaşa yararlı olan güçlü,kuvvetli Türk gençlerinde atlı ve yaya olarak biner kişi alındı.Bunlar savaşlarda,önce günde birer,daha sonra da ikişer akça alıyorlardı;barış zamanlarda ise kendilerine verilen toprakları işleyip vergilerden muaf olacaklar ve bu toprakların hazineye verilmesi gereken öşrü,kendilerine bırakılacaktı.Bu askeri hizmete atananların sayısı,düzenlenen jadroyu çok aştığından nöbetle sefere gitmeleri,sefere gitmeyenlerin gidenler yanmak olmaları ve onlars seferden dönünceye kadar belirli bir harçlık vermeleri,yasa haline getirildi.Yaya askerler,eski Türk ordu düzeninde olduğu gibi,onar ve yüzer kişilik manga ve bölüklere ayrıldılar.10 kişiye onbaşı,100 kişiye de yüzbaşı’lar atandı.1000 kişilik bir kuvvetin kumandanına da binbaşı adı verilirdi;bunların sayıları,gerekli durumlarda daha da arttırıldı.Müsellem adı verilen 1000 kişilik bir atlı kuvvetinin 30’u bir ocak sayılıp beşi,nöbetle savaşlara katılırdı.Böylece piyedelerine yaya ve atlılarına da müsellem adı verilmiş olan bu Türk kuvvetleri,Kapıkulu ocaklarının oluşturulmasına kadar,kazanılan başarılarda büyük etken olmuş... Devamı

24 04 2011

Osmanlı İktisadi ve Mali Yönetim

    OSMANLI İKTİSADİ VE MALİ YÖNETİM Osmanlıların iktisadi ve mali siyaseti sağlam temellere dayanıyordu. Devlet, kuruluş, yükselme ve duraklama dönemlerinde kendine yeterli bir düzen kurmuş, askeri ve siyasal yönden olduğu gibi iktisadi yönden de köklü  kural ve kurumlar geliştirmişti. Anadolu Selçuklarından beri Anadolu'davar olan Ahilik(esnaf loncaları) o dönemlerin ölçüleri içinde her türlü sanayiyi düzenliyebilecek ve her kentte uygulabilecek düzeydedi Devletxvııı. yy'a kadar dışardan pek fazla bir şey almıyordu. Osmanlı devleti her  Şeyden önce bir tarım ülkesiydi. Devletin toprak düzenini denetleyebildiği süre içindemali durumu ve tımarlı ordusu iyi durumda olmuştur.Devlet gelirlerinde ticaretin ve savaşlarda elde edilen ganimetlerin de payı vardı.Toprak düzeninin bozulması,Celalilein türemesine tımarlı ordunun bozulmasına,Yeniçeri ocağının disiplinsizliğine yol açmış bu oluşum sarayın savurganlığıyla birlikte,devlet otoritesinin zayıflamasına savaşlarda sık sık yenilgilere uğranması ve iktisadi durumun zayıflaması sonucunu doğurmuştur.Önce zararsız gibi görüne kapatilasyonlar,son iki yüz yıl içinde ülke iktisadındaki çöküşün başlıca nedenidir.Osmanlıların Avrupalılar'ın teknik ilerleyişine ilgisiz kalmaları askeri alanda olduğu gibi iktisadi alanda da büyük zararlara yol açtı.XVI. yy da müslümanlardan alınan öşür ve hayvan vergisi,müslüman olmayanlardan alınan haraç ve cizye savaşlardan elde edilen ganimetler gümrük,maden,orman ve tuzlaların gelirleri ve bağlı beyliklerin vergileriyle devlet hazinesi dolmuşken XVIII.ve XIX. yy larda imparatorluk yoksun kaldı.Askeri ve sivil sanayide Avrupa'yla yarışamayınca imparatorluk siyasal y... Devamı

24 04 2011

Osmanlıda Taşra İsyanları

    Osmanlıda Taşra isyanları 1. Celali İsyanları :Celali isyanları nın başlangıcı Yavuz Sultan Selim zamanına kadar uzanır. Yavuz zamanında Bozoklu Celal adında bir şaki, çevresinde topladığı kişilerle devlete karşı ayaklandı. Ayaklanma bastırılmakla beraber, Bozoklu Celal, halk arasında büyük ün kazandı. Bu olaydan sonra Anadolu'da çıkan isyanlara Celali isyanları denilmesi bir gelenek oldu. 17. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin ekonomik durumu bozulunca devletin gelirlerini artırmak için yeni çareler düşünüldü. Miri toprakların vergilerini toplanmasında, yöredeki etkili kimselerden yararlanıldı. Bu kişilere mültezim, sisteme de iltizam usulü denildi. Bunun sonucunda sipahilerin dirlikleri kesildi. Vergilerin yükseltilmesi, köylülerin topraklarını terk etmelerine neden oldu.Çoğunluğu sekbanlardan oluşan, işsiz kalan ve geçim darlığına düşen kimseler, valilerin ya da sancak beylerinin hizmetine girdiler. Kadıların ve sancak beylerinin kanunsuz şekilde halktan para toplamaları, halkın devlete olan güveninin azalmasına neden oldu. İsyanların çıkmasında ve yaygınlaşmasında, bu tarihlerde İran ve Avusturya ile yapılan savaşların da etkisi oldu. Savaşlar nedeniyle tımarlı sipahilerin orduya katılmaları, isyancılara bekledikleri olanağı verdi. Celali İsyanları içinde devleti en çok uğraştıranları: Karayazıcı, Canbolatoğlu, Kalenderoğlu, Kör Mahmut, Katırcıoğlu ve Gürcü Nebi isyanlarıdır. 1. Ahmed zamanında, Celali isyanları giderek yaygınlaştı ve tehlikeli olmaya başladı. isyancılar, Anadolu'nun büyük bir kısmını ele geçirdiler. 1606'da Avusturya Savaşlarının sona ermesi üzerine, Sadrazam Kuyumcu Murad Paşa ve Kanije kahramanı Tiryaki Hasan Paşa, Anadolu'da zor kullanarak devlet otoritesini yeniden sağladılar. Celali İsyanları, Osmanlı ekonomisinin i... Devamı

24 04 2011

Çirmen Savaşı

    Çirmen Savaşı (1371) Sırp Sındığı Zaferinden sonra, Rumeli'deki fetih hareketlerine hız verildi. Timurtaş Paşa, Lala Şahin Paşa ve bizzat I. Murat'ın (Hüdavendğar)  idaresindeki kuvvetler, Rumeli'nin fethini tamamladılar. Osmanlı ile mücadele edemeyeceğini anlayan Bulgar Kralı Yuvan Şişman Osmanlı hakimiyetini kabul etmek zorunda kaldı. Osmanlının Balkanlar'da hızla ilerlemeleri karşısında, Sırp Kralı Vukaşin ile kardeşi Mekedonya Sırp prensi Osmanlılara karşı birleştiler. Birleşik Sırp kuvvetleri ile Evrenuz Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri karşı karşıya geldi. Osmanlı ordusu, Birleşik Sırp ordusunu Çirmen Savaş'ında mağlup ederek (1371). Çirmen zaferi sonrasında, Mekedonya yolu Osmanlı Devletine açıldı. Sırp direnişinin çökertilmesi sonucu Kavala, Drama ve Serez alındı.   Devamı

24 04 2011

istanbul isyanları

    İSTANBUL İSYANLARI   İstanbul'daki isyanları yeniçeriler ve sipahiler çıkarmaktaydı.17.yüzyıldaki ilk isyan II.Osman'a karşı oldu.Yeniçeriler,padişahın,ocaklarını kaldıracağından kuşkulanıyorlardı.Bu yüzden ayaklanıp genç padişahı tahttan indirdiler ve Yedikule zindanlarında öldürdüler.IV.Murad tahta çıktığı zaman çocuk yaştaydı.Bundan yararlanan yeniçeriler saraya yürüyerek sadrazamın ve başka devlet adamlarının kendilerine teslimini istediler.IV.Murad onların istediklerini kabul etti.Ancak,birkaç yıl sonra yönetimi eline alınca yeniçerilerden bunun hesabını sordu.Devlette düzeni ve güvenliğini yeniden sağladı.IV.Mehmed zamanındaki ilk isyan 1656'da çıktı.Yeniçeriler,kendilerine ayarı düşük para verildiğini ileri sürerek ayaklandılar.İleri gelen bazı kimselerin idam edilmesini istediler.İsyan,bu isteklerin yerine getirmesiyle yatıştırabilirdi.Yeniçerilerin,Viyana bozgunundan sonra da isyan ettiler.Cephede düşmana karşı savaşacakları yerde İstanbul üzerine yürüdüler.Padişah IV.Mehmed'in yerine II.Süleyman'ın tahta geçmesini sağladılar.Bu isyanlar,Osmanlı Devleti'nin merkezi olan İstanbul'da güven bu huzur ortamının zedelenmesine sebep oldu. Devamı

24 04 2011

KOYUNHİSAR SAVAŞI

    Koyunhisar Savaşı (1302) Osman Bey'in elde ettiği bu başarılar, Komşu Rum tekfurlarını ve Bizans imparatorluğunu harekete geçirdi. Bu tarihe kadar Bizans, Osman Bey'i ciddi bir tehlike olarak görmemişti. Tekfurlardan gelen haberler üzerine imparator, duruma müdehale etmeye karar verip, generallerinden Muzalon komutasındaki iki bin kadar askerini, tekfurlara yardım için gönderdi. koyunhisar'da meydana gelen ilk Osmanlı-Bizans savaşını Osmanlı kazandı. Bu savaştan sonra Bursa, kuzey kısmı hariç, Osmanlı tarafından çevrildi. Böylece İzmit yolu açılmış oldu. Koyunhisar Savaşı'ndan sonra Osman Bey'in siyaseti, İznik ve Bursa'yı savunmasız bırakmak bu şehirlerin etrafındaki kaleleri ele geçirmek oldu. Bu amaçla, İznik veİzmit yolu üzerindeki Karahisar ele geçirildi (1308). Böylece İznik ve İzmit yolu Osmanlı denetimi altına girmiş oldu. İleri faaliyetlerine devam eden Osman Bey için alınması gerekli şehir Bursa idi. Bursa'ya giriş ve çıkışlar kontrol etmek için yakınına iki kale inşa edildi. Devamı

Ödev Ödev Society Blogs
society blog