29 04 2011

Osmanlı Rus Savaşı

Osmanlı Rus Savaşı Rusya'nın başına geçen II. Katerina, sıcak denizlere çıkma politikasını devam ettiriyordu. Bu amaçla, Balkanlardaki Ortodoksları Türklere karşı kışkırtıyordu. Rusya ile Osmanlı Devleti arasında tanpon devlet durumundaki Lehistan'ı işgal ettirmiş, direnen Leh milliyetçilerini ezmişti. Lehlerden bir bölümü Osmanlı Devleti'ne sığındılar. Rus ordusu onları takip edip sınırı aşınca savaş başladı (1768). Altı yıl süren savaş Osmanlı ordularının ağır yenilgisi ile sonuçlandı. Rus donanması, Baltık'tan Akdeniz'e inerek, Çeşme'de bulunan Osmanlı donanmasını yaktı (1770). Osmanlı ordusu Kırım cephesinde de yenildi. Rusya'nın gittikçe kuvvetlenmesinden kuşkulanan Avusturya ve Prusya'nın araya girmesi ile Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) imzalandı. Bu antlaşma ile, Ruslar, Ortodosları korumak bahanesiyle Osmanlıların iç işlerine karışma fırsatını buldular. Kırım, Osmanlı hakimiyetinden çıkarak bağımsız hale geldi. Ancak dini konularda, aynı zamanda halife olan Osmanlı padişahına bağlı kalacaktı. Azak denizi çevresinde işgal ettiği yerler Rusya'da kaldı. Rus gemilerine Karedeniz'de ve Akdeniz'de serbestçe ticaret yapma hakkı tanındı. Osmanblı Devleti'nin imzaladığı en ağır antlaşmalarından biri oldu. Rusya, iç karışıklıklar çıkardığı Kırım'ı 1783'te kendine bağladı. Bunun üzerine, Kırım Türkleri, büyük gruplar halinde Osmanlı topraklarına göç ettiler. Burada kalanlar ise Sovyet yönetimi tarafından, bir gece içinde Orta Asya'ya sürgün edildiler (1944). Yollarda ve gittikleri yerlerde büyük kayıplara uğrayan Kırım Türkleri, bu gün anayurtlarına yeniden dönmek için mücadele vermektetir. ... Devamı

29 04 2011

Pasarofça Antlaşması

    Pasarofça Antlaşması 1714-1717 Osmanlı-Avusturya-Venedik Harbine son verenantlaşma.Osmanlı Sultanlarından Üçüncü Ahmed Han(1703-1730)zamanında Mora-Tuna kavşağında Yugoslavya’nın PasarofçaKasabasında yapıldı. Osmanlı Devletini Şıkk-ı sani Defterdarı(Maliye Müsteşarı) Silahtar İbrahim Efendi başkanlığındaki heyettemsil etti.Pasarofça'da Kont Virmond başkanlığında Avusturya veCarte Ruzigi başkanlığındaki Venedik heyetlerinden başka, Flemek( Hollanda) ile İngiltere temsilcileri de vardı. İki ay kadar süren konferansatan sonra Avusturya ile yirmi madde ve bir ilave, Venediklerle de 26 madde üzerinden, 21 Temmuz 1718 tarihindeantlaşma imzaladı. Antlaşmaya göre Avusturya ile Niş, Banat Dağlarıve Transilvanya alpleri hudut kesildi.Mülteci Rokoçi, Ferenç ailesiyleberaber Osmanlı-Avusturya hududunda oturmak ve emniyeti sağlamakşartıyla iade edilecekti. Venedikliler, Mora Yarmadasını,Korintos ile çevresini, Egin Körfezindeki adaları, İyonya Adalarını,Aya Mavri Adasını ve Girit'te üç iskeleyi Osmanlı Devletine verecekti.Pasarofça Antlaşmasıyle Osmanlı Devleti: Avusturya'ya toprakvermesine rağmen, Venedik'ten aldı. Avusturya'ya verdiği topraklarıdaha sonraki antlaşmalarla geri aldı. Pasarofça Antlaşması sonrasında Osmanlı Devleti Avrupa cephesinde uzun bir sulhdevresine girdi. Devamı

29 04 2011

I. Hint seferi

     I. Hint seferi Gücerat Hükümdarı Bahadır Şah'a yardım etmek için Kanuni Sultan Süleyman'dan emir alan Mısır Valisi Hadım Süleyman Paşs 1538 yılında Süveyş'ten hareket etti. Süleyman Paşa'nın emrinde 80 gemi bulunuyordu. Süleyman Paşa, Umman Denizine açılmadan evvel Babülmendep Boğazı yakınında stratejik önemi bulunan Aden'i almak istedi. Aden kolaylıkla zaptedildi. ve Osmanlı Devletine bağlandı. Hadım Süleyman Paşa Umman Denizini aşarak 1538 yılında Gücerat sahillerine geldi. Ancak yardım isteyen Bahadır Şah ölmüş olduğundan, Gücerat Hükümdarı olarak Mahmud Şah bulunuyordu. Mahmud Şah ise Portekizlilerle anlaşmıştı. Süleyman Paşa Portekizlilerin elinde bulunan Hindistan'ın batısındaki Diu kalesini kuşattı. yapılan şiddetli çarpışmalara rağmen kale alınamadı ve Hadım Süleyman Paşa geri dönmek zorunda kaldı. Geri dönüşü sırasında Yemen'e uğrayan Süleyman Paşa, buranın mühim bir kısmını Osmanlı Devletine kattı. 1547 yılında  Yemen'in en meşhur kalesi olan Sana, Özdemir Paşa tarfından fethedildi. Özdemir Paşa, Habeşistan'a  da seferler yaparak bie kısmına Osmanlı Devletinin hakimiyetini altına almış oldu. Devamı

29 04 2011

İNEBAHTI DENİZ SAVAŞI

    İNEBAHTI DENİZ SAVAŞI   7 ekim 1571'de Türk ve Haçlı donanmaları arasında geçen büyük deniz savaşıdır.Korent körfezi sularında, İnebahtı (Lepanto) civarında olmuştur.Türkler'in Kıbrıs'ı fethi Avrupa'da büyük tepki yaratmıştır.Papa V'in önayak olmasıyla bütün Avrupa, Türkiye'ye karşı ayaklandırıldı.Osmanlı donanmasının başındaki, Kaptan-ı Derya Müezzinzade Ali Paşa bir kara kumandanıydı.Haçlı donanmasının Türk sularına geleceği haberi üzerine, Sokullu gene bir kara askeri olan Vezir Pertev Paşa'ya donanmayı karşılama görevini verdi.Osmanlılar'a karşı 13. Kutsal İttifak'ı teşkil eden Haçlı donanmasına Karl IV'ün ve Philip II'nin kardeşi Hollanda genel valisi Don Juan d'Autriche kumanda ediuordu.Türk kumandanları arasında patlak veren ihtilaflar ve çekememezlikler üzerine, Osmanlı donanması savaşa karışık bir düzen içine girdi ve çabuk bozuldu.Savaş sonunda 30.000 Hristiyan forsa serbest kaldı.142 Türk gemisi battı veya karaya vurdu.20.000 Türk şehit düştü, 10 Türk amirali de şehit oldu.373 Tü5rk topu, Haçlıların eline geçti.Pertev Paşa'nın vezirlik alameti kırmızı ipek sancak da düşman tarafından alındı.Müezzinzade elinde kılıcı, şehit oldu.Sadece Uluç Ali Paşa komutasındaki Türk sağ kanadı başarı göstererek, düşmanın sağ cenahını bozdu, Mlta amiral gemisini zaptetti.Selim II. bozgunu haber alınca çok üzüldü.Ne var ki, İnebahtı savaşı sonunda Osmanlılar hiç toprak kaybetmediler, ama bu "yenilmez" oldukları inancını sarstı.Sadrazam Sokullu'nun Venedik elçisine, "Siz İnebahtı'nda donanmamızı bozmakla sakalımızı tıraş ettiniz.Biz ise Kıbrıs'ı almakla kolunuzu kestik.Kesilen kol çıkmaz, ama kes... Devamı

28 04 2011

osmanlı beyliğinin fethleri

  Osmanlı Beyliğinin Fetihleri 1280: Ertuğrul bey'in ölümü ve Osman Gazi'nin beyliğin başına geçmesi. 1288: Karacahisar'ın alınması. 1298: Yenişehir ve Yarhisar'ın alınması. 1301: Osman Gazi'nin Baphasom (Koyunhisar) zaferi. 1304: Türklere karşı Bizans hizmetinde Katılanlar: Menteşe Türkmenlerinin Efes'i fethi. 1308: Aydın Türkmenlerinin Birgi'yi fethi, Son Selçuklu Sultanı II. Mesut'un ölümü ve Türkiye Selçuklu Devletinin sonu. 1313: Saruhan Türkmenlerinin Manisa'yı fethi, Bizans'ta iç savaşın patlaması. 1324-26: Bursa'daOsmanlı fetihleri (6 Nisan), Osman Gazi'nin ölümü ve Orhan Bey'in tahta çıkışı. 1327: Bursa'da ik Osmanlı gümüş parasının basılması. 1331: Osmanlıların İznik'i fethi. 1332: İzmir Beyi Umur'un ilk Balkan seferi. 1333: Gemlik'in alınması ve Orhan'ın III. Andronikos'a karşı Pelekonon (Maltepe) zaferi. 1337: İzmit'te Osmanlı fetihleri. 1344: Haçlıların İzmir limanını alması. 1345: Osmanlıların Karesi Beyliğini Osmanlı topraklarına katması, Umur Bey'in Balkanlara son seferi. 1346: Orhan'ın VI. John Kantakuzen'in kızı ile evlenmesi. 1352: Orhan'ın Cenovalılara kapatilasyonlar vermesi, Süleyman Bey'in Çimpe'yi fethi, Trakya'da Osmanlı fetihlerinin başlaması. 1353-56: Cenovalılarla Venedikliler arasında savaş. 1354: Osmanlıların Ankara ve Gelibolu'yu fethi (2 Mart). 1357: Süleyman Bey'in ölümü, Osmanlı-Bizans antlaşması. 1359: Sultan Murat'ın tahta çıkışı, Anadolu'da Osmanlılara karşı ayaklanma. 1363-65: Bulgaristan'ın güneyinde ve Trakya'da Osmanlı fetihleri, Filibe'nin fethi. 1364: Bizans ile Bulgaristan arasında savaş, Sırp Sındığı savaşı ve zaferi. ... Devamı

28 04 2011

İZMİR'İN TARİHÇESİ

    İZMİR'İN TARİHÇESİ İzmir'in kuruluş tarihi. İzmir'in bilinen en eski adı Smyrna'dır.Bu adı bir Amazon kadınından aldığı söylenir. Smyrna daha sonra Zmirna olmuş.günümüzdeki İzmir adı da buradan gelmiştir.Yabılan kazılar İzmir'in yerleşim tarihinin İ.Ö.3000 yıllarına kadar indiğini gösterir. İzmir ili sınırları içinde Bergama'da, Menemen'in Helvacı köyünde, Çeşme'de, Bayraklı ve Urla'da yapılan kazılarla yerleşmenin tarihi saptanmaktır. İ.Ö.yy'da İonia göçlerinin başlangıcı sırasında, Efes'ten gelen İonialılar tarafından kurulduğu sanılan ve sonradan Palaia Smyrna (Eski İzmir) denecek olan kent, başlangıçta körfezin kuzeydoğu kenarında Yamanlar dağının güney eteğinde, Bayraklı ile Bornova arasında o zamanlar deniz kıyısında bulunan bir tebe üstündeydi. İonialılar yörenin yerli halkı olan Lelegler ve Karialılar egemenlikleri altına alarak yöreye egemen oldular,deniz ticaretine kısa zamanda üstünlük kurarak kenti geliştirdiler. Kıyıdaki bu parlak gelişme Anadolu'nun iç kesimlerinde Lydialıların ilgisini çekti. i.Ö.VII.yy'da Lydialılar kenti kuşatıp ele geçirdiler. Lydia kralı Gyges'in ölümünden sonra yerine geçen krallar Smyrna'yı yakıp yıktırdılar. Bu nedenle kent 200 yıl boyunca birgelişme gösteremedi. İ.Ö.VI. yy'da Lydialıların Perslere yenilmesiyle yöreden Lydia egemenliği kalktı, Pers komutanı Harpagos çevresindeki öbür kentlerle birlikte Smyrna'yı da ele geçirdi. Böylece kent, Pers egemenliğine geçmiş oldu. İ.Ö. 334 yılında Anadolu'ya geçen Büyük İskender günümüzde Kadifekale'de (Pagos Tepesi) bir kent kurmayı planladı ama bunu ger&cce... Devamı

28 04 2011

Kayı Boyu ve Ertuğrul Gazi

    Kayı Boyu ve Ertuğrul Gazi Oğuz destanına göre Oğuz’ın Gün,Ay,Yıldız,Gök,Dağ veDeniz Han’lar adlarında altı oğlu vardır.Bunlardan ilk üçünün soyundan gelenler,sağ kolu,diğermüçüne mensup olanlar ise sol kolu oluşturuyorlardı.Bunlardan her birinin dört boyu vardı.Gün,Ay veYıldız Han’ların soyundan gelen Oğuz (TÜRKMEN )Boylarına Bozoklu,Gök,Dağ ve Deniz Han’ların soyundan gelenlere de Üçoklu denilirdi.Bozoklar,orduda Ve şölenlerde sağ tarafta yer alırlardı. Böylece Oguz boylarının sayısı 24’ü buluyordu.Osmanlı devletini kurmuş olan ailenini tarihi kayıtlarda etnik incelemelere ve bilinen damgalarına göre,Oğuzların kayı boyuna mensup oldukları tesbit edilmiştir.Selçuklar,Malazgirt Meydan Savaşış’ndan( 1071 ) sonra Anadolu’nun fethi sırasında kendilerine bağlı Oğuz boylarını Anadolul’n çeşitli bölgelerineyerleştirdiler; bu arada Kayı boyu da yerleşme sırasında veya daha sonra Osmanlı beyliği’ni kurmuşlardır.Kayı boyunun bir kısmı 1.Alaeddin Keykubad zamanında ( 1220-1237 ) Ankara’nın batısındaki KaracadağYörelerine yerleştirilmişlerdi. Bunlar XIII. Yüzyıl ortalarında Ankara’nın batı yörelerinden göç edip,Söğüt ve Domaniç’i elegeçirmişlerdir. Böylece bu bölgeye yerleştirilen Kayılar,400, çadır halkındanOluşuyordu ve başbuğları da Ertuğrul Bey idi.Osmanlı kaynaklarına göre,Kayılara mensup oymağın önceKaracadağ yörelerine yerleştirilip, daha soErtuğrul Bey’in fethetmiş nra da olduğu Söğüt,Domaniç veErmeni derbendi’ne (PAZARCIK-BOZÖYÜK ) arasında geldiği tespit edilir.Ertuğrul Bey’in XIII.yüzyılın son yarasında hayatta olduğu anlaşılmaktadır;onun Söğüt’ü ne zaman fathettiği belli olmadığı gibi &o... Devamı

28 04 2011

Cerbe Muharebesi

    Cerbe Muharebesi 1560'ta vuku bulan ve Haçlı donanmasının hezimetiyle sonuçlanan, deniz muharebesi. Preveze yenilgisinin izlerini silmek isteyen Avrupalılar, Türkleri Batı Akdeniz'den çıkarabilmek için, Turgut Reisi Cerbe'de vurup askerini imha etmek gayesindeydiler. Ancak bu sayede Tunus ve Trablus, İspanya'nın eline geçerdi. Türklerin burayı yeniden ele geçirmeleri ise yılları alırdı.Mehdiye Kalesinin yıkılmasından sonra Turgut Paşanın elindeki en müstahkem kale, Cerbe Kalesiydi. Turgut Reis bilhassa son yıllarda burasını iyice tahkim etmişti. Cerbe Adası, Trablus'la Tunus'un arasında bulunduğundan, buradan her iki ülkenin de konrolü kolay oluyordu. Bunun içindirki, Haçlıların ilk saldırı noktası Cerbe Adası idi. Cerbe'de yenilen Türklerin Trablus'u savunmaları zor olacaktı. Cerbe'de bin kişilik bir türk kuvveti vardı. Turgut Paşa'nın esas kuvvetleri Trablus'ta bulunuyordu ve bunların güçlü Haçlı donanmasına bir şey yapamayacakları meydandaydı. Nitekim Haçlıların, Osmanlılara karşı hazırlanmış ve kesin bir zafer almayı aklına koymuş olan iki yüz parçadan mürekkep müttefik donanması, ihtiyat olduğundan epey zamandır sefere çıkmayan Jan Andrea Dorya kumandasında Cerbe önüne geldi. Turgut Paşa bu muazzam kuvvete karşı koymayacağını anlayarakTrablus'a çekilirken acele olarak Mora sancakbeyi vasıtasıyla durumu İstanbul'a bildirdi. Cerbe'yi almaya muvaffak olan İspanyol ve müttefikleri Osmanlı donanmasına karşı acele orayı tahkim ettiler. Bunu karşı Piyale Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması Cerbe Adası önüne geldi ve işte burada tarihte meşhur Cerbe Muharebesi yapıldı. Haçlı donanmasının başında başkumandan Andrea Dorya bulunuyordu. Donanma iki yüz gemiden müteşe... Devamı

28 04 2011

II. Viyana Kuşatması

    II. Viyana Kuşatması   Vasvar Antlaşması ile Osmanlı Devleti,Avusturya ile uzun süren bir barış ortamı oluşturmuştu .Bu antlaşmaya rağmen Avusturya,Macaristan ile ilgilenmeye devam etti.Katolik olan Avusturya’nın,Protestan olan Orta Macaristan üzerinde egemenlik kurma isteğine Macar halkı karşı çıktı.Macar Kontu Tökeli İmre,halkı ile birlikte Avusturya’ya karşı ayaklanarak,Osmanlı Devleti’nden yardım istedi.İstenen yardım üzerine,Veziriazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Osmanlı ordusu ile Avusturya üzerine sefere çıktı.(1863).Merzifonlu komutasındaki Osmanlı ordusu Yanıkkale’yi alarak,Viyana önlerine geldi ve şehri kuşattı.Bu arada,Avusturya da Avrupa devletlerinden yardım istedi.Avrupa’da,Osmanlıya karşı bir engellemek üzere,Tuna Nehri’ndeki İskender Köprüsü’nü tutmakla görevlendirildi.Kırım kuvvetleri,aldıkları bu görevi yerine getirmeyince Osmanlı ordusu iki ateş arasında kaldı ve bozguna uğradı.Bütün ağırlıklarını Viyana önünde bırakan Osmanlı ordusu geri çekildi.Bu yenilgiden sorumlu tutulan ağırlıklarını Viyana önünde bırakan Osmanlı ordusu geri çekildi.Bu yenilgiden sorumlu tutulan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idam edildi.II.Viyana Kuşatması sonrası,Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki ilerleyişi durdu.Bundan sonra Avrupa’da sürekli toprak kaybetmeye başladı.Osmanlının Viyana önlerdeki bu bozgunu,Avrupa devletlerini harekete geçirdi.Osmanlıya Rumeli’den atma zamanının geldiğini düşünen Avrupalılar,papanın önderliğinde Kutsal İttifak oluşturdu.Bu ittifaka Avusturya,Venedik,Lehistan,Malta ve Rusya katıldı.Bu birlik,Osmanlı Devleti’ne birçok cepheden saldırarak savaşı başlattı.Osmanlı Devleti,bundan sonra dört cephede birden savaşmak zorunda kaldı.Osmanlı Devleti bu savaşlarda zaman zaman ba... Devamı

28 04 2011

Beylerbeyi

     Beylerbeyi Beylerbeyi, ilk dönemde,bir tane idi ve bütün ordu işlerinden sorumlu olup hükümdardan sonra orduda o yetkiliydi.Orhan’ın ordu kumandanı olan oğlu Süleyman Paşa , Beylerbeyi idi.Onun ölümünden sonra bu görev , Lala Şahin Paşa’ya verildi;fakat I.Murad devrinde , vezir Cendereli Halil Hayrettin Paşa’nın ordu kumandanlığını da üzerine almasından sonra beylerbeyilerin önemleri biraz azaldı ise de yetkileri aynı kaldı.Rumeli’de fetihlerin genişlemesi üzerine,Anadolu ve Rumeli’nin bir beylerbeyi ile yönetilmesi sakıncalı görüldüğünden beylerbeyilik,Rumeli, ve Anadolu beylerbeyiliği olmak üzere ikiye ayrıldı.Daha sonraki dönemlerde ise beylerbeyinin sayısı arttı,fakat yetkileri kısıtlandı;bununla birlikte onlar , eyaletlerinin en yüksek askeri kumandanlığını temsil yetkilerini korudular.Beylerbeyilerinin iki tuğları ve has adı verilen dirlikleri(maaşları) vardı.Sefere çıkacakları zaman eyalet adı verilen beylerbeyilik bölgesinde bütün sancakbeyleri , tımarlı sipahilerle birlikte emrolunan yerde , orduys katılırlardı.Fakat ilk dönemlerde şehzadelerin Anadolu’nun sancakbeyi olarak bulunmaları dolayısıyla Anadolu beylerbeyinin doğrudan doğruya merkezle yaparlardı;seferlerde ise eyalatlerinin kumandanı durumda idiler.Beylerbeyi , sadece merkez sancağının yönetiminden sorumlu idi. Devamı

28 04 2011

Sırp Sındığı Savaşı

    Sırp Sındığı Savaşı (1364) Osmanlının Balkanlar'da hızlı ilerlemeleri karşısında Sırplar ve Bulgarlar, Papa'dan yardım istediler. Papa, Macar Kralı Layoş'u bir Haçlı seferi düzenlemekle görevlendirdi. Sırplar, Bulgarlar, Eflaklılar, Bosnalılar, Macarlar birleşerek büyük bir Haçlı ordusu meydana getirdiler. Amaçları, Osmanlı Devletini Rumeli'den atmaktı. Bu sırada I. Murat, Bursa'da bulunuyordu. Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa, durumu I. Murat'a bildirerek yardım istedi. Ayrıca, bir tedbir olarak, Hacı İlbeyi'ni Haçlıların durumunu öğrenmek için bir keşif yapmakla görevlendirdi. Haçlılar, düzensiz olarak ilerliyorlar ve tedbir almak gereğini dahi duymuyorlardı. Haçlı ordusunun konakladığı bir gece ani bir baskın düzenleyen Hacı İlbeyi, düşmanı yenilgiye uğrattı. Haçlıların çoğu, Meriç nehrinde boğuldu. Macar Kralı Layoş, canını güçlükle kurtardı. Meriç nehri kenarında yapılan Sırp Sındığı Zaferi ile, Balkanlar'da hızla ilerleme imkanı sağlandı ve fetih yolları açılmış oldu. Devamı

28 04 2011

AYASTEFANOS ANTLAŞMASI

    AYASTEFANOS ANTLAŞMASI Doksanüç Harbi (1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı) sonunda imzalanan barış Antlaşması. Sultan İkinçi Abdülhamit Hanın karşı olmasına rağmen Midhat Paşa, Damad Mahmut Paşa ve Redif Paşa gibi devlet adamlarının sebeb olduğu Osmanlı-Rus Harbi,Türklerin umumi olarak yenilmesiyle neticelendi.Ruslar batıdan Yeşilköy'e doğudan Erzuruma'a kadar geldiler. Osmanlı Devleti mütareke istedi. Rus orduları başkomutanı Nikolay barış esaslarının mütarekeyle birlikte görüşülmesi şartıyla bu isteği kabul etti. 3 Mart 1878'de Osmanlı tarihinde benzeri görülmeyen, aleyhimizde ağır ve feci şartlar getiren Ayastefanos Antlaşması imzalandı.Yirmi dokuz maddelik antlaşmaya göre batıda büyük bir Bulgaristan Prensliği kurulacak: Makedenyo,Batı Trakya,Kırklareli, bir Rus kuklası olarak düşünülen bu otonom prensliğe verilecekti. Kars, Ardahan, Batum Rusya'ya verilip, Karadağ ve Sırbistan'ın istiklalleri kabul edilecekti. Ayrıca Osmanlı Devleti, Rusya'ya 245 milyon Osmanlı altını harb tazminatı vercekti. Antlaşmaya göre Rumeli'nden kesin kayıplar 237.298 km kare toprak ve yaklaşık 8 milyon nüfus idi.İmtiyaz verilmiş Bulgaristan,Doğu Rumeli,Artvin,Tunus gibi yerler bu rakamların dışındaydı.Bunlar da ilave edilince devletin kaybı korkunçtu.Ayestefanos Antlaşması ile Ruslar'ın bölgede tamamen hakim bir konuma gelmeleri Batılı devletleri telaşlandırdı.Zira Ruslar'ın Bulgaristan yolu ile sıcak denizlere inmeleri İngilizler'in Hindistan siyasetine ve Avusturya'nın Bosna-Hesek'i ilhakına set çekmiş olacaktı.İkinci Abdülhamit Ha'ın şahsi diplomasisi bu tepkileri çok iyi değerlendirdi.Kıbrıs'ın idaresini İngiltere'ye bırakmakla Berlin'de yeniden bir antlaşma zemini elde etmeye muvakfak oldu.Ayestefonos'un ... Devamı

27 04 2011

BELGRAD'IN FETHİ

    BELGRAD'IN FETHİ   Ağastos 1521’de Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından Osmanlı Devletine katılması. Belgarad’ın ilk muhasarası buranın stratejik Önemini anlayan II Murad Han tarafından gerçekleştirildi. 1441 senesinde Avranosoğlu Ali Bey komutasında bir ordu gönderen Murad Han, sonra Kendisi de giderek kaleyi altı ay kuşattı. Ancak salgın hastlığın artması Ve zayiatın fazla olması muhasaranın kaldırılmasına sebeb oldu. İkinci muhasara, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yapıldı. Padişah, 150.000 kişilik bir ordu 200 gemi ve toplarla 13 Haziran 1459’da Belgrad önlerine vardı. Papanın teşvikiyle Haçlı ordusu kalenin yardımına gelip içeri girmeye mavaffak oldu.Yapılan taarruzdan sonra 22 Temmuz günü kaleye girildi. Fakat kale içindeki tedbirsiz hareketler sonunda yapılan karşı hücumda dayanılamıyarak geri çekilindi. Fatih askerin başına bizzat geçerek kaleden gelen taarruzu durdurdu. Pasişahın bu muharebede yaralanması, askerlerin yorgunluğu, Belgrad muhasarasının kaldırıp geri çekilmeye sebeb oldu. Kanuni Sultan Suleyman, Macar Kralı ikinci Lajos'a gönderdiği elçiye yapılan kötü muameleden dolayı sefer açılmasına karar verdi. Rumeli Beylerbeyi Ahmed Paşayı Sabach zaptına, Semendre beyi Hüsrev Beyi Belgrad'ın ablukasına gönderdi. kendisi de o tarafa doğru 18 Mayıs 1521 günü İstanbul'dan hareket etti. Ayrıca Karedeniz Tuna yolunda bir donanma sevkedilmişti. Kanuni Sultan Süleyman ordusu ile Belgrad yakınlarına ulaşıp Zemun yakınlarında yüksek bir yere otağını kurdurup, muhasara emrini verdi. Günlerce süren şiddetli ateşten ve çarpışmadan sonra Osmanlı kuvvetleri 8 Ağastos Ramazanın beşinci günü dış kaleye girdi. İç kalenin fethi... Devamı

27 04 2011

Haçova Meydan Savaşı

    Haçova Meydan Savaşı (1596) III. Mehmet'in başında yer aldığı Osmanlı Ordusu Eğri kalesini kuşatarak fethetti. (1596) Bu başarısından dolayı III. Mehmet'e "Eğri Fatiği" unvanı verildi. Eğri'den Haçova'ya gelindiğinde burada  Avusturya, Alman, Çek, Fransız, İspanya, İtalya, Leh, Macar, Papalık askerlerinden meydana gelen 300.000 bin kişlik Hristiyan ordusu ile karşılaştı.  110.000 bin kişilik Osmanlı ordusu  25 Ekim günü başlayan Haçova Meydan Muharabesinde Savaşın ilk günü bir sonuç alınamadı ikinci günü  26 Ekim'de düşman ordusunu mağlup etti. Haçova'da büyük bir zafer kazanıldı (1596) Haçova Savaşı Osmanlı tarihinin zaferle sonuçlanan son büyük Meydan Savaşıdır. Devamı

27 04 2011

Kütahya Anatlaşması

    Kütahya Anatlaşması (1833) Osmanlı Devleti Mora isyanını bastırmak için Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemişti. Mehmet Ali Paşa Bu yardımına karşılık Mora’yı istedi. Fakat Yunanistan bağımsız olunca Mora da Yunanistan'a katıldı ve Mehmet Ali Paşa bu sefer Suriye valiliğini istedi. Osmanlı Devleti Suriye’yi Mehmet Ali Paşa’ya vermek istemeyince Mehmet Ali Paşa saldırıya geçti ve Konya’ya kadar ilerledi. II.Mahmut Mehmet Ali Paşa isyanına karşılık batılı devletlerden yardım istedi II. Mahmut, "Denize düşen yılana sarılır" diyerek, Rusya'dan yardım istedi. Çar I. Nikola Karadeniz donanmasını 15bin kişilik bir kuvvetle İstanbul'a gönderdi. Osmanlı Devleti'nin Rusya'nın koruyuculuğu altına girmesinden çekinen İngiltere ve Fransa Rus yardımını önlemek için harekete geçtiler. Osmanlı Devleti ile  Mehmet Ali  Paşa arasında Kütahya'da  bir anlaşma yapılmasını sağladılar(1833). Buna göre; Mehmet Ali Paşa'ya, Mısır valiliğinin yanı sıra Suriye valiliği, oğlu İbrahim Paşa'ya, Adana valiliği  verildi. Avrupa devletlerinin, Mehmet Ali Paşa ilgilenmeleri, Mısır sorununu ortaya çıkardı. Devamı

Ödev Ödev Society Blogs
society blog