24 04 2011

Islahat Dönemi

    ISLAHAT DÖNEMİ Gerileme dönemini XVIII. yy’ın son yıllarındaki savaşlarla tamamlayan Osmanlı İmparatorluğu, artık eski yöntem ve kurumlarla, hızla değişen Avrupa Devletleriyle başa çıkamayacağını anlayarak, daha önce yapılmaya Çalışılan yenileşme hareketlerinden daha köklülerine girişti. Yanlızlık Siyaseti izleyerek kendi yağıyla kavrulamayacağını anlayan devlet adamları ve özellikle Osmanlı padişahları hala çok geniş sınırlara sahip olan imparatorluk Topraklarını koruyamayacaklarını da anladılar. Selim III ve sonraki dönemlerde Her alanda Batı teknik ve yöntemleri kullanılmaya başlandı. Selim III. Bu düşünceyle Bir dizi ıslahata girişti. Nizamıcedit ordusunu kurdu. Yeniçeri, humbaracı ve Topçuocağı yenileştirildi. Donanma yeniden düzenlendi. Kara ve deniz Mühendishaneleri geliştiridi. Avrupa başkentlerinde sürekli elçiler bulundurulmaya Başlandı. Ancak bu dönemde devletin temel yapısından gelen sayısız engellerle Kaşılaşıldı. Bu endellerle devletin güçlenmesine yeterli olmayan ıslahat Hareketleri, imparatorluğu zaman zaman paylaşılmaya ve çöküşe doğru itmiş Olmasına karşın,imparatorluk devletlerarası dengeden yararlanarak yüz elli Yıl daha varlığını sürdürebildi. Selim III başlattığı ıslahat hareketini Fransa’dan Örnek alarak yapıyor, eski Türk-Fransız dostluğunu sürdürüyordu. Hatta Fransız devrim hükümetlerini ilk tanıyan da Osmanlı Devleti oldu. Napolyon I'in Direktuvar dönemindeki tasarısını kabul eden Fransa hükümeti Türk dosluğuna karşın Napolyon I'e Osmanlı toprağı olan Mısır'ı işgal ettirdi (1798).Mısır'da gözü olan İngilizler Osmanlılara yardım etmak için amiral Nelson'a Ebukir'de Fransız ... Devamı

24 04 2011

II Osman (Genç Osman)

    Osman II (Genç Osman)1603-1622 Osmanlı Padişahlarının 16'ncısıdır. Birinci Ahmet Han'ın oğlu olup Annesi Mahfizuz Sultan Hatundur. 1618 yılında ondört yaşında o zamanlar tahtı bırakmaya mecbur olan Sultan Birinci Mustafa Han'ın yerine hükümdar ilan edildi. Sultan Genç Osman genç yaşta olgunlaşmış dahi bir sultan'dır Arapca, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca gibi Doğu ve Batı dillerini klasiklerinden tercüme yapabilecek kadar iyi öğrenmiş kuvvetli bir edebiyat, tarih, coğrafya ve matamatik tahsili görmüştür. 14 yaşında Osman II padişah olmuştur. ilk seferi Lehistan üzerine yürümek olan Osman II 1620 yılında Stanislas Zolkiewsky komutasındaki Leh ordusunu bozguna uğratmış 8 aydan fazla süren seferi sonunda Hotin kalesi ve Podolya eyaleti alınmış, Leh Krallığı Osmanlı himayesini kabul ederek vergi vermeye razı olmuştur. Oaman II'nin (Genç Osman) asıl niyeti Baltık Denizine ulaşmaktı. Fakat yine Leh seferinde Yeniçeriler'in gösterdiği itaatsizlik ve gevşeklik onda bu ocağı islah etmek ve kaldırmak fikrini doğurmuştu. Bu fikir Osmanlı Tarihinde "Haile-i Osmaniye" denen olaya sebep olmuştur. Osman II sığındığı yeniceri ocağından Vezir-i azam Bosnalı Davut Paşa tarafından Yedikule'ye kaldırıp öldürtmüştür. Olaydan sonra Osmanlı Devletinde iç bünyesinde patlak veren sarsıntılar, kardeşi Dördüncü Murat Han'ın idareyi eline kesin almasına kadar devam etmiştir. 4 yıl 2 ay 22 gün tahta kalan Osman II (Genç Osman) Babası Birinci Ahmet'in Sultanahmet Camisindeki türbesinde gömülüdür.   ... Devamı

23 04 2011

İngiltere'nin Mısır'ı İşgali

  İngiltere'nin Mısır'ı İşgali İngiltere, Mısır'ı doğudaki sömürgelerine ulaşmada önemli bir üs olarak görmekteydi. Bu nedenle Akdeniz'de olduğu gibi, Mısır'da da üstünlük kurma düşüncesindeydi. 1869 yılında Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla Mısır'ın siyasi ve ekonemik önemi daha da arttı. Bu tarihte Mısır Hidivi olan İsmail Paşa, İngiltere ve Fransa'dan borç para almıştı. Bir süre sonra İsmail Paşa borçlarını ödeyemez duruma geldi. Bunun üzerine, İngiltere ve Fransa bir komisyon kurarak, Mısır'ın mali durumunu denetlemeye başladılar. Bu olay Mısır halkı arasında büyük tepkiye neden oldu. Ahmet Urabi Paşa yönetiminde ayaklanan askerler yönetimi ele geçirdiler. Ülkede çıkan karışıklıklardan yararlanan İngilizler, Mısır'ı işgal ettiler. (1882) Osmanlı Devleti bu duruma itiraz ettiysede İngilizleri Mısır'ı işgal ettiler. Devamı

23 04 2011

mohac meydan muharebesi

    Mohac Meydan Muharebesi Kanuni Sultan Süleyman Hanın 29 Ağastos 1526 tarihinde Mohaç Ovasında Haçlılara karşı kazandığı zafer.1526 baharında bütün hazırlıklarını tamamlayan Kanuni Sultan Süleyman Han,23 Nisan yüz bin kişilik ordu ve üç yüz top ile İstanbul’danb hareket etti.Bu sırada Osmanlıların üzerlerine yürüyeceğini haber alan Macar Kralı bir taraftan savaş hazırlıklarına başlamış öte yandan Avrupa’nın bütün devletlerine başvurarak yardım istemişti.Mohaç Ovasına gelindiğinde derhal harp nizamına girildi.Düşman kuvvetlerinden,yetmiş bin zırhlı süvarinin birbirlerine zincirle bağlı ve talimli atlarına karşılık,Akıncı Beylerin tavsiyesiyle Osmanlılar yeni bir harp nizamı aldı.Mohaç Meydan muharebesi,29 Ağustos 1526,Çarşamba günü ilkindi vakti Macar hücumu ile ile başladı.Vezir-i azam İbrahim Paşa kumandasındaki Rumeli askeri üzerine gelen hücumda,yeni harp planı gereğince,Osmanlı kuvvetleri geri çekilip,düşmanı içerye aldılar.Kral İkinci Layoş kumandasındaki kuvvetler de Anadolu kuvvetleri üzerine yüklendi. Anadolu kuvvetleri mukavemet edmemiş gibi hareket ederek, sahte ric'atle geri çekildi. Kral ikinçi Layoş, muvaffakiyet hisiyle Osmanlı ordusunun merkezine hücum etti. Bu arada Padişahı esir etmeye veya öldürmeye yemin eden Markzali ismindeki şövalyenin kumandasındaki kırk kişilik fedai müfreze tarafından Padişahın üzerine ok yağdırıldığı, hatta, zırhına birkaç isabet olduğu halde Sultan Süleyman yerinden kımıldamıyordu. Markzali ve iki arkadaşı Padişahın yanına kadar gelmeye muvaffak oldu ise de kılıcını çeken Kanuni, bu namlı üç Macar şövalyesini öldürdü. nihayet Macarların Kral kumandasındaki kuvvetleri de içeriye a... Devamı

23 04 2011

Çeşme deniz şavaşı

    ÇEŞME DENİZ SAVAŞI   1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Çeşme'de Osmanlı donanması ile Rus donanması arasında yapılan deniz savaşı.Osmanlı-Rus Savaşı sürüp giderken,Mora'daki Yunanlıları ayaklandırmayı ve Çanakkale boğazını Osmanlılara kapatmayı tasarlayan Rusya,Baltık denizindeki dönanmasını Avrupa kıtasını batıdan dolaşarak Akdeniz'e ulaşmakla görevlendirdi.General Aleksiy Orlof komutasındaki donanma,1770'te İngiliz Amirali Elphinstone ile bazı İngiliz subaylarının katılmasından sonra,Çanakkale boğazını kapatmak amacıyla Ege denizine ulaştı.İki tarafın da belirli bir üstünlük sağlayamadı, "Koyun Adaları Savaşı" diye adlandırılan bir çarpışmadan sonra,Rodos sancakbeyi Cafer Bey'in Çeşme limanına sığınması üstüne,öbür gemilerin de onu izlemesiyle,Osmanlı donanması Çeşme limanında birbirine çok yakın bir biçimde demirledi.Kaptanıderya Hüsamettin Paşa'ya bu durumun tehlikesini anlatmaya çalışan Cezayirli Hasan Paşa'nın sözleri önemsendi ve gün bittikten sonra,Rus donanmasının limanın ağzını koruyan kalyonları topa tuttuğu sırada,sessizce limanına süzülen 4 ateş gemisi,Osmanlı gemilerini ateşe verdi.Alevlerin bir gemiden öbürüne atlamasıyla Osmanlı donanması,Sakız adasına ulaşmayı başaran Kaptanıderya Hüsamettin Paşa'nın baştardası dışında aşağı yukarı bütünüyle yandı.Ruslar Limni adasını alarak Çanakkale boğazını abluka ettiler.Daha sonra Cezayirli Hasan Paşa,Limni adasını geri aldı ve boğazı ablukadan kurtardı. ... Devamı

23 04 2011

Girit'in Fethi

    Girit'in Fethi Sultan İbrahim zamanında başlayan Osmanlı -Venedik Savaşı aradan uzun yıllar geçmesine rağmen neticelendirilememişti. Girit Serdarı Deli Hüseyin Paşa, adadaki mücadelesini devam ettiriyor,çok güç şatlar altında bile Kandiye kalesini ablukada tutmaktan vazgeçmiyordu.Osmanlı İmparatorluğu Meseleye gereken önemi verebilse, şübhesiz Girit' zapt edebilirdi. Fakat Köprülü Mehmed Paşa'nın sadaretini İstanbul daimi kargaşalıklar İçinde Çalklandığı, Anadolu'daki Celali isyanları birbirini kovaladığı ve Memleket İktisadi buhranlarla iyice sarsıldığı için, bir türlü kat'i darbeyi İndirme fırsatı bulanamamıştı. Öte yandan Venediklilerin Çanakkale  Boğazı'nı tıkamaları üzerine başarısız kaptan-ı deryalarda işe yarayacak faaliyet gösteremediler. Deli Hüseyin Paşa, doğru dürüst yardım gelmemesine rahmen Kandiye'deki kararlığını değiştirmedi. 14 Ağastos 1650 gecesiTürk karargahına baskın düzenliyen Venedik'lileri hiç beklemedikleri Bir bozkuna uğratmış, 10 bin kişilik düşman kuvvetini sadece 300'ü kaçıp kurtulabilmişti. Bundan sonra Girit'teki türk askeri dayanılmaz sıkıntılara Maruz kalmış, Limni ve Bozcaada'nın düşüşü üzerine de İstanbul ile Bütün irtibat kopmuştu. Venedikliler'i Çanakkale önünde uzaklaştıran Ve Limni ile Bozcaada'yı zapt eden Köprülü Mehmed Paşa, Hanya'da Kaderiyle başbaşa bırakılan askere rahat nefes aldırabildi. Fakat 13 yıla yakın bir zamanda beri burayı elinde tutan Deli Hüseyin Paşa'yı Da asılsız gerekçeler ile öldürtdü.(19 Aralık 1658) Köprülü'nün oğlu Fazıl Ahmed Paşa ise Avusturya cephesindeki... Devamı

23 04 2011

Kanuni Sultan Süleyman Han

Kanuni Sultan Süleyman Han (Şanlı Süleyman) Osmanlı Devleti'nin Onuncu Sultanı  Birinci Süleyman Han'ın babası Yavuz Sultan Selim Han annesi Ayşe Hafsa Sultan'dır. 27 Nisan 1495 yılında Trabzon'da doğdu. Süleyman ismi Kur'an-ı Kerim açılarak çıkan"İnnahü min Süleyman" ayetinden alındı. 15 yaşına kadar Trabzon'da kalarak babası Yavuz Sultan Selim'in vazifelendirdiği devrin alimlerinden ders aldı. 6 Ağustos 1509 yılında dedesi İkinci Bayezid Han tarafından Kırım Yarımadası'ndaki Kefe Sancağı Beyliği verildi. Yavuz Sultan Selim Han'ın vefatıyla Manisa'da bulunan şehzade Süleyman İstanbul'a gelerek 30 Eylül 1520 yılında tahta çıkarak onuncu Osmanlı Sultanı ve yetmişbeşinci İslam Halifesi oldu. Osmanlı ülkesinde huzur ve sükün temin edilince Avrupa seferine başladı. Önce Belgrad 18 Mayıs 1521 yılında İstanbul'dan haraket eden Sultan Süleyman Han  29 Ağustos 1521 yılında Belgrad kalesi teslim alındı. Aralık 1522 yılında Rodos Adası alıdı. Macar Kralı İkinci Layoş'un Şarlkent ile akrabalık kurup Osmanlı Devletine karşı Sultan Süleyman Han'ın hakimeyetindeki Eflak ve Boğdan beylikleriyle ittifak kurduğunu tesbit edilmesi Papalığın haçlı ruhu ile Hıristiyanları kışkırtması, esir Fransız Kralı için annesinin Osmanlı Sultanından yardım istemesi üzerine  sefer tertip edildi. 23 Nisan 1526 yılında İstanbuldan Hareket eden Kanuni Sultan Süleyman Han 29 Ağustos 1526 yılında Macaristan ve Haçlı Ordusunu Mohaç Meydan Muharebesinde büyük bir mağlubiyete uğratarak zafer kazandı. Macaristan Türklerin hakimiyetine girdi. Sultan Süleyman Han  10 Mayıs 1529 yılında Avusturya seferine çıktı. Ferdinand'ın işgalindeki Budin, 8 Eylül 1529 yılında teslim alındı, Osmanlı Ordusu 22 Eylül'de Avusturya'ya 25 Eylül'de ... Devamı

23 04 2011

Tunus'un Fethi

Tunusun fethi Kuzey Afrika'nın stratejik bir yerinde bulunan Tunus ilk defa 1534 tarihinde bir ara Barbaros Hayrettin Paşa'nın gayretiyle Osmanlıların hakimeyitine geçtiyse de, 1535 yılında İspanyollar buraya hakim olmuşlardı. 1569 yılında Tunus tekrar Osmanlıların eline geçip, 1573 tarihine kadar kalmıştı. Bu tarihte yine İspanyollar Tunus'a hakim oldular. Kılıç Ali Paşa Kptan-ı Derya olarak 1574 yılında Tunus'u Serdar Koca Sinan Paşa ile birlikte fethetmişlerdir. Osmanlı yönetimine geçmişdir. Devamı

23 04 2011

Türkleri Müslüman Oluşu

TÜRKLERİN MÜSLÜMAN OLUŞU  İslamiyetten önceki devirlerde Türlerle Araplar arasında herhangi bir ilişki olmamıştı. Hz. Ömer zamanında Müslümanlarla Sasaniler arasında yapılan Nihavet Savaşı'ndan sonra, Araplarla Türkler karşı karşıya geldiler. Türklerle Müslüman Araplar arasındaki ilk ilişkiler, Hz. Osman zamanında başladı. Müslüman Araplar. Kafkasya'da Hazar Türkleriyle karşılaştılar. 651 yılında başlayan savaşlarda, Hazar başkentine kadar sokulan Araplar geri püskürtüldü. Hazarların güneye doğru inip günümüzdeki Ermenistan topraklarına girmelerinden sonra da Arap-Hazar çarpışmaları yarım yüzyıl devam etti. Emeviler zamanında 705 yılında Maveraünnehir bölgesine giren Arap orduları önce Türgeşler, daha sonra da Karluklarla mücadele ettiler. Emeviler, Müslüman Arapları diğer Müslümanlardan üstün tuttukları için bu dönemde Türkler İslamiyeti kabul etmediler. İkinci Göktürk Devleti'nin yıkılmasında sonra Çinliler, Türklerin zayıf durumundan yararlanmak için Türklere karşı sefere çıktılar. Türkleri, batıdan da Araplar tehdit ediyordu. Türkler, ezeli düşmanları Çin'e karşı Abbasilerle birlik oldular. 751 yılında Çin-Arap savaşında (Talas Savaşı), Çinliler büyük bir yenilgiye uğradı. Böylece, Çinlilerin Batı Türkistan'ı alma hayelleri gerçekleşemedi. Türkler ve Araplar, bu savaştan sonra Çinlilerden kağıt ve barut yapımını öğrendiler. Talas Savaşı'ndan sonra Türklerle Abbasiler arasında yakınlaşma başladı. Abbasilerin Türklere gösterdikleri ilgi ve yakınlık, Türklerin Müslüman olmalarını kolaylaştırdı. ilk olarak Yağma, Çiğil ve Karluk Türkleri İslamiyeti kabul ettiler. ... Devamı

Ödev Ödev Society Blogs
society blog